Deprecated: Creation of dynamic property mega_main_init::$queried_object_id is deprecated in /home/gazeteokyanus/haber.gazeteokyanus.com/wp-content/plugins/mega_main_menu/framework/init.php on line 104
class="wp-singular post-template-default single single-post postid-96634 single-format-standard wp-theme-gauthier theme-gauthier woocommerce-no-js custom-background-empty elementor-default elementor-kit-8 mmm mega_main_menu-2-2-3">
11/07/2025

TOPLUMSAL DEĞİŞME KURAMLARI ve İNSAN

   Toplum Sosyolojisi, toplumların şekillenmesini sağlayan en önemli öğelerdendir. Bu bağlamda, Toplumsal Değişim Kuramlarının oluşmasını etkileyen etmenleri sıralayacak olursak, iletişim sosyolojisi, hukuk sosyolojisi, çevre sosyolojisi, suç sosyolojisi, medya sosyolojisi, din sosyolojisi gibi birçok toplumu şekillendiren unsurları vardır.    Kültürlenme ve kültürlemeyle farklı toplumlardan gelen etmenler, toplumları, görünen yüzlerinde birbirlerine   aşina etmektedir.

   Toplumun büyüklüğü, uygarlık düzeyi, ekonomik uğraşısı, dili, dini, inandığı değerler ve uyduğu kurallar her ne olursa olsun, ortak bir yaşayışa sahip her insan topluluğu bir toplum meydana getirir.  Toplum bir araya gelen insanların basit bir toplamı değildir, toplumsal ve fonksiyonel olarak farklılaşmış kişiler arasında eş güdümlü eylemlerin yer aldığı bir örgüt biçimidir.

  Toplum, insanları etkileyen gerçek ilişkiler bütünüdür. Her toplum bir iç düzene yani belli bir yapıya sahiptir.

   Herbert Spencer toplumsal yapı kavramını ilk kullanan kişi olmasına karşın bu kavram o dönemde pek açıklığa kavuşamamıştır.

   Toplumsal yapı, toplumda sürekli ve örgütlü sosyal ilişkiler bütünüdür.

  Merton, kişinin çevresinin kültürel ve toplumsal olmak üzere iki farklı yapıyı ileri sürmektedir.  Kültürel yapı, belli toplum ya da grup üyelerinin ortak davranışlarını yöneten örgütlenmiş bir dizi normatif değerlerdir.  Öte yandan insanların yaşamlarındaki davranışlarının nedenini anlamaya yönelik bir araç olduğunu da ortaya koymaktadır.

  Onun için toplumu şekillendiren unsurlarda toplumun o yöne evrilmesini sağlamaktadır.   Statü, kişinin toplumsal yapı içinde işgal ettiği konumdur.  Örneğin; öğretmen, öğrenci, din adamı, doktor, hemşire, işçi, iş insanı, fabrikatör, holding sahibi, aşçı, tacir, esnaf, gazeteci, madenci, sanatçı gibi.

  İşte tam da bu diyalektikten yola çıkarak toplumun sosyolojisinin şimdiki zamanına bakıp değerlendirmeleri ona göre yapmak gerektiği inancındayım.

   Siyasi partiler de toplum sosyolojisi ve psikolojisinden doğmuştur. Hatta iktisat bilimi ve diğer bilim dalları insana odaklı toplum sosyolojisinin, olmazsa olmazıdır ve sosyolojiden doğmuştur.  Dolayısıyla siyasi partiler, dernekler ihtiyaçlar hiyerarşisiyle bütünleşmiştir.

 

    EKONOMİ OLMAZSA OLMAZ AMA İNSANLA HER GÜZELLİK OLUR

   İktisat Biliminin babası ahdedilen Keynesken ekonomi, devrini doldurmuş mu ona bakmak lazım. Mamafih günümüzün ekonomik kavramlarında, “yap, işlet, devret” modelleri günümüz koşullarında olamıyor görünüyor.    Bu bağlamda; güçlü ekonomilerin anahtarının üretim olduğunu gün ışığı meydanda.   Ama, bilimsel olandan ayrılmadan; üretmek, toprağı ekip biçmek, sanayiyi canlandırmak için fabrikalar kurmak…  Toplumların olmazsa olamaz ihtiyaçlarıdır.  Bu vaziyette iş gücüne, iş gücü için kurulacak fabrikalara ihtiyaç var… Kadı ki, her toplumun hem işsizliğe hem de insan potansiyeline ihtiyacı gerçek bir realitedir.   Dolayısıyla tarım, yaşam için en gerekli en olmazsa olmamızdır. Dört bir yanı tarıma elverişli yurdumuz, bu bakımdan oldukça önemlidir.  Çiftçinin “yüzünün gülmesi” demek, tüketicinin, “yüzünün gülmesi” demektir çünkü. 

  O ZAMAN NE YAPMALI?

 Yine çünkü biz, tarım ülkesiyiz ve iklim krizine rağmen ekip biçmeye devam etmeliyiz. Yeşili yeşillendirmeli, yaz aylarında vuku bulan yangınların olmaması için de acil çareler aramalıyız… Hayat pahalığının nedenlerinden biri de   yiyeceklerin pahalılığı ayan-beyan ortada.  Bu itibarla da bereketli topraklarımızdan gelecek hayati gereksinmelerimizi karşılamış oluruz….

  DÜNYA DÖNÜYOR HAYAT GEÇİYOR VE NESİLDEN NESİLE NELER DEĞİŞİYOR…

  “Maddi kültür, nedir?” diye sorsak ta, en çok “manevi   kültür” değerlerimizi yad eder, sanatı kültürü, gelenek ve göreneklerimizi, anneannelerimizin anlattığı masalları, annelerimizin bizlere söylediği ninnileri kim unutur? Kim bu değerlere sahip çıkmaz?  Ülkemizin Doğusundan, Batısına kadar uzanan yemek kültürüne, giyimine, kuşamına, büyüğüne saygıya, küçüğüne sevgiye her kim duyarsız kalır bu coğrafyada.  Yüzyıllık Cumhuriyetimizin aydınlığında, aydınlık ve  çağdaş Türk Kadının ilim, irfan yolunda ilerlemesi Atatürk’ümüzün biz kadınlara bahşettiği eşitlik ilkesi, seçme ve seçilme ve de milletvekili, başbakan olma hakkı ATAMIZIN biz kadınlara sunduğu eşitlikle hep üreten, hep çalışan olacağız. Bundan mağda bilim kadınlarımızın, emekçi kadınlarımızın her kim önünü kesebilir? Kimse… 

    Ama ve lakin toplumun en büyük yaralarından olan “Kadın Cinayetleri”, kadının yaşam hakkından alıyorsa, eril şiddet çok yerde hakimse olmuyor işte olmuyor!… Biz kadınlar, şiddet ve türevlerini ne kabul ediyor ne de istiyoruz…  Bu acil durum için de kadının var olması adına, “Cinsiyet Eşitliği”, “Cam Tavana” takılmadan yaşama geçmesini istemekten öte gerçekleşmesi için eril tahakküme geçit vermiyoruz.   Kadın Cinayetleri ve şiddetinin” bitmesi için de acil çözümlerle birlikte çareler aramalı, “ATAERKİL” yapıya bir dur diyebilmeliyiz.  Bizler canız ve insanız tıpkı siz erkekler gibi…  Öğretilmiş şiddete geçit vermeyecek argümanlar elbette var ama önce eğitim… ve Eğitim Psikolojisinin öneminin de altı çizilerek anlatılması artık elzem olmuştur…

   Bu sayfadan tüm üreten, düşünen ve insanlığa hizmet eden hemcinslerimi ve karşı cinslerimi selamlıyor, ayrı dünyaların değil, aynı dünyanın insanı olduğumuzu ve birbirimiz olmadan olamayacağımızı hatırlatıyorum…

  Sevgiyle kalın çünkü sevginin olduğu yerde saygı vardır, yaşam hakkı da …

 

 

 

ETİKETLER:
Yorumlar kapalı.

Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/gazeteokyanus/haber.gazeteokyanus.com/wp-includes/functions.php on line 5581